ELİF AYDEDE ÖLMEZ
Köşe Yazarı
ELİF AYDEDE ÖLMEZ
 

GEÇ KALMADAN

  Tüm dostlarımızın bildiği gibi uzun süren beraberliğimizi 3 Nisan’da evlilikle taçlandırdık… Fakat arkadaşlarımızı davet ederken mutluluğu ve üzüntüyü bir arada yaşadık… Davetlerimizden birinde aldığımız bir elektronik posta bu dünyanın gelip geçici olduğunu, insanların sevdiklerine zaman kaybetmeden sevgilerini göstermesi gerektiğini en iyi şekilde ve tüm çıplaklığıyla anlatıyordu. Bu ileti İstanbul Sun Ajans’ın Müşteri İlişkileri Direktörü Hatice Kumalar’dan gelmişti… Kendisinden izin alarak bu iletiyi Karşıyakalım’ın okurlarıyla da paylaşmak istedik… Bu satırları okurken dünyanın gelip geçici olduğunu unutmayın ve son satırı okuduğunuzda sevdiklerinizi arayarak onları ne kadar sevdiğinizi söyleyin… Belki onları sevdiğinizi söylemek için bir daha fırsatınız olmaya bilir. HATİCE KUMALAR’IN İLETİSİ Sevgili Dostlar, Normalde evlilik haberleri beni çok mutlu ederdi . Birbirini seven iki insanın aynı yolda yürümek istemesi ve bir arada olması kadar güzel ne olabilir diye düşünürdüm. Ancak 2 ay önce 8 yıllık sevgilim, 2 yıllık nişanlımı nikah günü almamızdan bir hafta sonra kaybettim.  Hayatımın Aşkı uykusunda melek oldu. Bir anda bütün dünya başıma yıkıldı sanki. Renklerim, yaşamımın ifadesi artık bu dünyada yoktu. Ateş düştüğü yeri yakıyor elbette, kelimelerin çok aciz kaldığı, insanın kendine yetemediği, dayanamıyorum diye diye yaşamak zorunda olduğu tarifsiz bir acı bu.. Şimdi bu daveti görünce gözlerim doldu. Gelinliğimizi seçmiş, nikah günümüzü almış hatta evimizi bile hazırlamışken bir saniye sonrasının bile garantisi olmayan hayat, bana en büyük sınavı yaşattı. 30 yaşıma girdim. Ancak gelin görün ki ruhuma bir 30 daha eklendi. Meğer ne boşmuş her şey, insan geride bir tek İYİLİKLERİYLE ANILMAYI bırakıyormuş.  İYİ ŞEYLER yaptıysanız dua edenler sizi iyi hatırlayan ve sizden ilham alan insanlar kalıyor geride. Şimdi 2 ay öncesine bakıyorum da bende buradan tüm dostlarıma davetiye gönderecektim. Mutluluğumu herkesle paylaşacaktım ancak olmadı. Allah kısmet etmedi Kaderin önüne geçmek ne mümkün. Şimdi yaşadıklarıma dayanabiliyor muyum ? elbette hayır, ancak elden bir şey gelmiyor ve bu çok acı. Dualarım ve inancımla bu dünyanın yalan oluşuna sığınarak yangın yeri kalbimi hafifletmeye çalışıyorum. Biliyorum ki bundan sonra ne güneş  güneş ne de çiçek çiçek ne de deniz  deniz olacak.  Güzele dair her şey anlamını, renklerini ve ilhamını yitirdi. Bir iletişimci olarak herkese çok güzel tavsiyeler veren, dinleyen anlayan ben, kendime yetemiyorum... Ölüm kelimesini sevmiyorum hatta nefret ediyorum ancak işte bu durum yani ebediyete gidiş hayattaki en büyük DERS miş meğer. Şuanda keşkelerle ahlarla vahlarla yanıyor yüreğim zamanda kaybolmuş bir siluetim sanki. Keşke kaybetmeden sevdiğimin değerini daha çok bilseydim. O kadar çok keşke var ki içimde.... Sevgili dostlarım, lütfen sevdiklerinizin, sizi sevenlerin değerini bilin üç günlük dünyada hırslar, küslükler ve daha birçok şey o kadar boş ki, yaşarken hayatın koşuşturmacasında bunu anlamak ya da hissetmek mümkün olmuyor.  Ancak, yüreği yanan ve daima da böyle kalacak bir arkadaşınız olarak sahip olduklarınızın değerini onlar yanınızdayken bilin diyebiliyorum. İyiliğinizi sunmaktan, güzellikleri  söylemekten çekinmeyin. Kusurları örtücü ve iyileştirici olun... Bu arada istemeden canınızı sıktıysam da lütfen kusura bakmayın.  HERKES SEVDİKLERİNİN VE SAHİP OLDUKLARININ DEĞERİ ONLAR HAYATTAYKEN BİLSİN Bu arada evlenecek çiftimize mutluluklar diliyorum. Sağlık ve huzurunuz hiç eksik olmasın Yazarın Notu :    Sevgili Arkadaşımız Hatice’ye başsağlığı dileklerimizi daha önce iletmiştik buradan da hem  Hatice’ye hem de Mehmet Çolak’ın sevenlerine baş sağlığı diler, Rahmetlinin de mekanının cennet olmasını Allah’tan  temenni ederiz  
Ekleme Tarihi: 10 Nisan 2011 - Pazar

GEÇ KALMADAN

 

Tüm dostlarımızın bildiği gibi uzun süren beraberliğimizi 3 Nisan’da evlilikle taçlandırdık…
Fakat arkadaşlarımızı davet ederken mutluluğu ve üzüntüyü bir arada yaşadık…
Davetlerimizden birinde aldığımız bir elektronik posta bu dünyanın gelip geçici olduğunu, insanların sevdiklerine zaman kaybetmeden sevgilerini göstermesi gerektiğini en iyi şekilde ve tüm çıplaklığıyla anlatıyordu.

Bu ileti İstanbul Sun Ajans’ın Müşteri İlişkileri Direktörü Hatice Kumalar’dan gelmişti…
Kendisinden izin alarak bu iletiyi Karşıyakalım’ın okurlarıyla da paylaşmak istedik…
Bu satırları okurken dünyanın gelip geçici olduğunu unutmayın ve son satırı okuduğunuzda sevdiklerinizi arayarak onları ne kadar sevdiğinizi söyleyin…


Belki onları sevdiğinizi söylemek için bir daha fırsatınız olmaya bilir.

Hatice Kumalar

HATİCE KUMALAR’IN İLETİSİ

Sevgili Dostlar,

Normalde evlilik haberleri beni çok mutlu ederdi . Birbirini seven iki insanın aynı yolda yürümek istemesi ve bir arada olması kadar güzel ne olabilir diye düşünürdüm. Ancak 2 ay önce 8 yıllık sevgilim, 2 yıllık nişanlımı nikah günü almamızdan bir hafta sonra kaybettim.  Hayatımın Aşkı uykusunda melek oldu. Bir anda bütün dünya başıma yıkıldı sanki. Renklerim, yaşamımın ifadesi artık bu dünyada yoktu.

Ateş düştüğü yeri yakıyor elbette, kelimelerin çok aciz kaldığı, insanın kendine yetemediği, dayanamıyorum diye diye yaşamak zorunda olduğu tarifsiz bir acı bu..

Şimdi bu daveti görünce gözlerim doldu. Gelinliğimizi seçmiş, nikah günümüzü almış hatta evimizi bile hazırlamışken bir saniye sonrasının bile garantisi olmayan hayat, bana en büyük sınavı yaşattı.

30 yaşıma girdim. Ancak gelin görün ki ruhuma bir 30 daha eklendi. Meğer ne boşmuş her şey, insan geride bir tek İYİLİKLERİYLE ANILMAYI bırakıyormuş.  İYİ ŞEYLER yaptıysanız dua edenler sizi iyi hatırlayan ve sizden ilham alan insanlar kalıyor geride.

Şimdi 2 ay öncesine bakıyorum da bende buradan tüm dostlarıma davetiye gönderecektim. Mutluluğumu herkesle paylaşacaktım ancak olmadı. Allah kısmet etmedi Kaderin önüne geçmek ne mümkün. Şimdi yaşadıklarıma dayanabiliyor muyum ? elbette hayır, ancak elden bir şey gelmiyor ve bu çok acı.

Dualarım ve inancımla bu dünyanın yalan oluşuna sığınarak yangın yeri kalbimi hafifletmeye çalışıyorum. Biliyorum ki bundan sonra ne güneş  güneş ne de çiçek çiçek ne de deniz  deniz olacak.  Güzele dair her şey anlamını, renklerini ve ilhamını yitirdi.

Bir iletişimci olarak herkese çok güzel tavsiyeler veren, dinleyen anlayan ben, kendime yetemiyorum... Ölüm kelimesini sevmiyorum hatta nefret ediyorum ancak işte bu durum yani ebediyete gidiş hayattaki en büyük DERS miş meğer.

Şuanda keşkelerle ahlarla vahlarla yanıyor yüreğim zamanda kaybolmuş bir siluetim sanki. Keşke kaybetmeden sevdiğimin değerini daha çok bilseydim. O kadar çok keşke var ki içimde....

Sevgili dostlarım,

lütfen sevdiklerinizin, sizi sevenlerin değerini bilin üç günlük dünyada hırslar, küslükler ve daha birçok şey o kadar boş ki, yaşarken hayatın koşuşturmacasında bunu anlamak ya da hissetmek mümkün olmuyor.  Ancak, yüreği yanan ve daima da böyle kalacak bir arkadaşınız olarak sahip olduklarınızın değerini onlar yanınızdayken bilin diyebiliyorum.

İyiliğinizi sunmaktan, güzellikleri  söylemekten çekinmeyin. Kusurları örtücü ve iyileştirici olun...

Bu arada istemeden canınızı sıktıysam da lütfen kusura bakmayın.  HERKES SEVDİKLERİNİN VE SAHİP OLDUKLARININ DEĞERİ ONLAR HAYATTAYKEN BİLSİN

Bu arada evlenecek çiftimize mutluluklar diliyorum. Sağlık ve huzurunuz hiç eksik olmasın

Yazarın Notu :    Sevgili Arkadaşımız Hatice’ye başsağlığı dileklerimizi daha önce iletmiştik buradan da hem  Hatice’ye hem de Mehmet Çolak’ın sevenlerine baş sağlığı diler, Rahmetlinin de mekanının cennet olmasını Allah’tan  temenni ederiz

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve karsiyakalim.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.