Yazı Detayı
21 Eylül 2010 - Salı 07:38 Bu yazı 6501 kez okundu
 
GAYRİMENKUL VE İNŞAAT SEKTÖRLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
AKIN KAZANÇOĞLU
 
 

ABD’deki Mortgage kredilerinin geri dönmemesiyle başlayan küresel ölçekte büyük bir hızla yayılan ekonomik kriz, 2008 yılından itibaren hız kazanarak Türkiye ekonomisini ve gayrimenkul sektörünü etkisi altına aldı. Bilhassa kamu yatırımlarındaki ödeneklerin kısaltılması, özel sektör yatırımlarının azalması ve tüketici harcama eğilimlerindeki gerileme sektörü ciddi etkiledi.  1993 – 2003 yıllarında inşaat sektörü 22,4 oranında küçülme yaşamıştır. 2004 yılında 14,1 büyüme,   2005 yılında 9,3 büyüme,   2006 yılında 18,5 büyüme ile zirve yaşamış, 2007 yılında büyüme 5,7 ile hız kesmiş, 2008 yılında 8,2 küçülme, 2009 yılında 16,3 ile dip yapmıştır. Görüldüğü gibi 2004-2006 yıllarında parlak bir büyüme dönemi yaşayan sektör, 2007’de hız kesip, 2008-2009 dönemlerinde ise küçülme yaşamıştır.2010 yılı ilk çeyreğinde 8 büyüme ile dipten yukarı çıkışa geçilse de, telafi için belli bir süreye ihtiyacı vardır ve sürdürülebilir büyümeyi sağlaması gereklidir. İstihdam yaratan bu sektör, özel politikalarla geliştirmeli ve yerli-yabancı yatırımcıların önünü açacak tedbirler alınmalıdır.

KONUT YAPI RUHSATLARINA GÖRE DAİRE SAYILARI

Son 10 (on) yıl içinde Konut Yapı Ruhsatları daire sayısında da inişli çıkışlı bir grafik söz konusu olmuştur.2001 yılında 279.616 olan Konut Yapı Ruhsatları daire sayısı 2006 yılında 597.786 ile zirveye ulaşmış, 2009 yılında ise 508.034 ile inişe geçmiştir.
Konut yapı ruhsatlarını alan üretici kesimler özel sektör, kamu kesimi ve kooperatifler, konut yapı ruhsatlarının üretici kesimler arası dağılımı irdelendiğinde özel sektörün payı 83,5, kamu kesiminin payı 10,5, kooperatifler ise 6’dır.

KONUT SATIŞLARI               

2010 yılı ilk yarısındaki konut satışları ve yapı izin istatistiklerine bakıldığında ekonomik büyümenin, bu verilere yansımadığını görüyoruz.  2010 yılı ilk çeyrekte Türkiye’de konut satışları yaklaşık 26, İzmir’de ise 34 azaldı. Bu durumda konut satışları son 1 yıl içerisinde en düşük seviyeye geldi. Konut talebi beklentileri de konut satışlarındaki gerilemeden olumsuz etkilendi. Bu verilere bakıldığında; 2009 yılından bu yana talep ve fiyatlarda büyük bir hareketlilik yaşanmadığı görülüyor. 2010 yılı rakamları da 2008 yılı yani kriz öncesi değerinin yakalanmadığını gösteriyor.

KONUT STOKLARI

Türkiye’de konut stoku yaklaşık 17,5 milyondur. Bunun yaklaşık 4 milyonu İstanbul’da 1,6 milyonu Ankara’da, 1,2 milyonu İzmir’de bulunmaktadır. Daha sonra sırasıyla Bursa, Adana, Konya, Gaziantep izlemektedir.

GAYRİMENKUL SATIŞLARI

Türkiye genelinde ve illerde yıllar itibariyle gerçekleştirilen gayrimenkul satışlarının büyük çoğunluğu konutlar olmak üzere bina, arsa, arazi ve diğer taşınmazlardan oluşmaktadır. Türkiye genelinde 2008 yılında 1.326.748 olan gayrimenkul satışı 2009 yılında 1.522.443 olarak gerçekleşmiştir. Tapu harçlarındaki geçici indirim ile fiilen 2009 yılı verilerinde fiktif bir şişme yaşanmıştır. Gayrimenkul satışında iller bazında birinciliği İstanbul 221.811 adet ile, ikinciliği Ankara 143.887 adet ile alırken, üçüncü sıradaki İzmir’de aradaki farkı açmış olduğu görülmektedir. Dördüncü sıradaki Antalya’nın da İzmir’e yaklaştığını aşağıdaki Tablo 8’de görmekteyiz.

İSTİHDAMIN İLACI İNŞAAT SEKTÖRÜDÜR

İnşaat sektörü, emek yoğun bir sektör olduğundan istihdama faydası tartışılamaz. Bugün inşaat sektöründe istihdam 1.5 Milyon kişiye yaklaşmaktadır ve bu, ülkenin toplam istihdam içindeki payı 6,3’leri bulmaktadır. İnşaat sektöründeki büyümeyle bu istihdam 2 Milyon kişiye ulaşabilir. Ayrıca inşaat sektörünün art bağları çok güçlü olduğundan 200’e yakın alt sektörü de harekete geçirmektedir. Bu da sektörün lokomotif bir sektör olduğunu vurgulamaktadır.

 SONUÇ

Geçmişi sağlıklı değerlendirebilirsek geleceğe yönelik doğru öngörülerde de bulunabiliriz. Türkiye ekonomisinin temel büyüklükleri göz önüne alınarak 2014 yılına kadar orta vadeli projeksiyon oluşturulduğunda 2009 yılı küçülme, 2010 yılı kısmen toparlanma, 2011 ve 2014 yıllarının performansı sektör için belirleyici olacaktır. Türkiye ekonomisi, kriz öncesi 2008 yılı verilerine ancak 2013-2014’de ulaşabilir. Fakat inşaat sektöründe ertelenmiş talebin katkısıyla, bu müddet bir iki yıl öne çekildiğinde denge ancak 2012’lerde oluşabilir.             
İzmir’de gayrimenkul sektöründe daha fazla yatırım yapılması için imar durumlarının gözden geçirilmesi, imar alanlarının genişletilmesi, yerli ve yabancı yatırımları çekecek projelerin yaratılması, bu projelerin gerçekleşmesi için kentte sanayi, turizm ve ticaretin geliştirilmesi ve üretimin teşvik edilmesi, sektörde kurumsallaşmanın sağlanması gerekir.

 
Etiketler: Akın Kazançoğlu, İnşaat sektörü, Mortgage, Konut yapı ruhsatları, Konut satışları, Konut stoku, Gayrimenkul
Yorumlar
Haber Yazılımı