• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası


Okurlarımızın Ramazan Bayramını Kutlar, Şeker Tadında Geçirmelerini Temenni Ederiz
Üyelik Girişi
Facebook - Twitter
 Instagram
Kategori ve Sayfalar
Namaz Vakitleri
Küçük Avcı

Yıldırım İnşaat
Elal Ajans
 
Reklam Alanları

Faydalı Linkler
Günün Sözü
Tarihte Bugün

Tarihte Bugün v.7.0
Site Haritası
sanalbasin.com üyesidir
İnstagram
Instagram

Zaferin 89. Yılı


Ş Osman Aras
Araştırmacı - Yazar

BÜYÜK ZAFERİN VE KURTULUŞUN 89.YILI     

 9 Eylül 1922 Cumartesi günü, saat:18.00 sıralarında, 1’inci Ordunun Belkahve’deki  ileri komuta yerinde bir hareketlilik vardı. Çünkü, Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Paşa, beraberinde Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Paşa ve Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa olduğu halde, üstü açık otomobillerin toz bulutu içinde, Nif (Kemalpaşa) yönünden Belkahve’ye geliyordu. Onları Belkahve’de 1’inci Ordu Komutanı Nurettin Paşa (1873-1932) karşıladı. Başkomutan’ın dürbünle ilk gözetlediği yer Kadifekale oldu. Yunan bayrağı indirilmişti. Ay-Yıldızlı Şanlı  Bayrağımız kalede onurla dalgalanıyordu. 26 Ağustos Cumartesi sabahı Afyon Cephesinde başlatılan ve 15 günden beri aralıksız devam eden Büyük Taarruz nihayet hedefine ulaşmıştı. 15 Mayıs 1919’da Yunanlıların eline geçen güzel İzmir işgalden kurtarılmıştı. 11 Eylül’de Bursa kurtarıldı. Osmanlı Devleti’nin ilk Başkenti Bursa’nın 8 Temmuz 1920 tarihinde Yunan işgaline uğraması yurt çapında büyük üzüntülere neden olmuş; TBMM’nin Başkanlık kürsüsüne siyah bir örtü konmuştu. Kurtuluş haberi Ankara’ya ulaşınca, matem örtüsü kaldırıldı
                 İZMİR’E İLK GİRENLER
                30 Ağustos günü, Dumlupınar’da cereyan eden “Başkumandan Meydan Muharebesinde” bozguna uğrayarak panik halinde kaçan düşmanı, en ileride Fahrettin (Altay) Paşa komutasındaki 5’inci Süvari Kolordusu ve ardından 1’inci Ordu’nun Tümenleri kovalıyordu. Kaçan düşman önüne ne gelirse yakıp yıkıyor; halkımıza insanlık dışı her türlü zulmü yapıyordu. 30 Ağustos 1922 günü Kütahya,1 Eylül’de Uşak, 2 Eylül’de Eskişehir, 4 Eylül’de Bigadiç, 5 Eylül’de Alaşehir-Salihli-Nazilli ve Bilecik, 6 Eylül’de Balıkesir, 7 Eylül’de Aydın-Kuşadası, 8 Eylül’de Manisa işgalden kurtarıldı. 9 Eylül Cumartesi sabahı Manisa’dan ileri harekatına devam eden 5’inci Süvari Kolordusu iki kola ayrıldı. 14’üncü Süvari Tümeni, batı istikametinde ilerleyerek, Menemen’i işgalden kurtardı. Ardından, düşmanı takibe devam ederek, saat:16.30 sıralarında Karşıyaka İskelesi’ne vardı.
                Süvari Kolordusu’nun 1 ve 2’nci Tümenleri ise, (halen Manisa-İzmir karayolunun geçtiği) Sabuncubeli geçidinden  İzmir’e ulaştı. 1’inci Süvari Tümeni Bornova, 2’nci Süvari Tümeni Mersinli üzerinden ilerleyerek, kaçan düşman artıklarını etkisiz hale getirdi. İzmir işgalden kurtulmayı, 15 Mayıs 1919 gününden beri, sabırsızlıkla bekliyordu…İşgalci Yunan Ordusu’nun ilk işi, ev ve işyerlerindeki Türk Bayraklarını toplatmak olmuştu. Ancak, genç kızlarımız yılmadı. Sabahlara kadar gizlice çalışarak, Şanlı Bayrağımızı hazırladılar. Bozguna uğrayan Yunan askeri ve işbirlikçi yerli Rumlar panik halinde kaçarken; Ege’nin incisi güzel İzmir, bir anda, gelincik tarlasına dönüşüverdi. Her yer, Ay-Yıldızlı Bayraklarımızla donatılmıştı.
Kordon Boyu’na ulaşan ilk birliğin komutanı, 2’nci Süvari Tümeninden Alay Komutan Yardımcısı Yüzbaşı Şerafettin Bey oldu. Şerafettin Bey’in komuta ettiği birlik Vilayet Konağına doğru ilerlerken, yerli bir Rum tarafından üzerlerine el bombası fırlatıldı. Şerafettin Bey ve atı yaralandı. Ancak, hiç gecikmeksizin, yaralı atı yedeği ile değiştirdi. Boynundaki yarayı da sardırarak,  ilerleyişine devam etti. Saat:10.30 sıralarında birliklerimiz Konak Meydanına ulaşmıştı. Yüzbaşı Şerafettin  Bey Vilayet Konağına, Yüzbaşı Zeki Bey Sarıkışla’ya Şanlı Bayrağımızı çektiler. Kadifekale’deki Yunan Bayrağını indirmek, 2’nci Kolordu’nun 5’inci Tümenine nasip oldu. Asteğmen Besim Komutasındaki atlı bir müfreze, 5’inci Süvari Kolordusundan önce Kadifekale’ye yetişerek,  Bayrağımızı kalenin burcuna dikti.
  KİM UYGAR, KİM BARBAR ?
Geceyi Kemalpaşa’da geçirdikten sonra 10 Eylül sabahı Karargahı ile birlikte İzmir’e giren Başkomutan, ikindi vaktine kadar Vilayet Konağında çalışmalarını sürdürdükten sonra, çiçeklerle bezenmiş bir otomobille Karşıyaka’ya hareket etti. O gece, İplikçizade Köşkünde kalacaktı. Yunan Kralı Kostantin de, 1921 yılında İzmir’e geldiğinde burada kalmıştı. İplikçizadeler  köşkü Alatini adında bir Rum’dan satın aldıkları için, adı bazı kaynaklarda “Alatini Köşkü” olarak geçmektedir. Şimdilerde ise, Karşıyaka Nikah Dairesi’nin tam karşısındaki bu köşkün yerinde 380 Numaralı Çağlayan Apartmanı vardır.
 Gazi Paşa, İplikçizade Köşkü’nün girişinde, kadınlı-erkekli mahşeri bir kalabalık tarafından karşılandı. Herkes, sevinç gözyaşları döküyordu. Köşkün girişine bir de Yunan Bayrağı serilmişti. ATATÜRK bunu görünce, kaşlarını çattı. Bayrağın yere niçin serilmiş olduğunu sordu. Yunan Kralı Kostantin, Haziran 1921’de, yere serilen Türk Bayrağını çiğneyerek köşke girmişti. “Paşam! Ne olur, siz de Yunan Bayrağını çiğneyerek, öcümüzü alın!” dediler. Başkomutan, Bayrağımızın Yunan Kralı tarafından çiğnenmesine, çok üzüldü ve öfkelendi. Fakat, şu yanıtı verdi. “Bayrak bir milletin şeref timsalidir. Kral Bayrağımızı çiğnemekle hata etmiş. Ben bu hatayı tekrarlamam dedi. Sonra, Yunan Bayrağını yerden kaldırtarak,  köşke girdi.
 Büyük Zafer ve Kurtuluş’un 89’uncu yılı Yüce Ulusumuza Kutlu Olsun! Bize özgürlük ve bağımsızlığımızı kazandıran Aziz Şehitlerimizi  ve başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere Kahraman Gazilerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.

 

  



 


Yorumlar - Yorum Yaz


ULAŞIM
 Otobüs Seferleri Metro Seferleri
 İzban Seferleri
 VAPUR SEFERLERİ
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.49753.5116
Euro3.90723.9229
Hava Durumu
Anlık
Yarın
29° 35° 25°
Günlük Burçlar

Günlük Burç Falınız


Saat
Takvim
Sayı 2 Sayfa 1
Mayıs Sayısı Sayfa 1
Yıldırım İnşaat

 

 

Elal Ajans
   
Küçük Avcı